Türkiye artık bir fıkralar ülkesi oldu:

Bir seçim döneminde partili adaylar mahalle mahalle, hatta ev ev dolaşıp yapacaklarını anlatarak seçmenlerden oy istiyor, akıllara gelmedik vaatlerde bulunarak onları ikna edebilmek için yapacaklarını abarta abarta anlattıktan sonra:

"Arkadaşlar, bana oylarınızı verecek misiniz?" diye sormuş

"Hayır," demiş oradaki seçmenlerden birisi. Çünkü siz kilolu değil, zayıfsınız. Eğer sizi seçersek, çok yersiniz diye korkuyoruz..."  

Vatandaş bu. Her şey diyebilir. Seçmen ne söylese haklıdır.   

Köylere elektrik verildiği yıllarda, iktidar partisinin en gözde seçim propagandası, “Dağ taş ışıdı,”  şeklinde yapılıyordu. İşte, tam da bu süreçte köylerimizden birisinde, partili ekibi karşılayan vatandaşlar onları dinledikten sonra, partililer sormuşlar:

“Evet arkadaşlar; bizleri dinlediniz. Çok sağ olun. Peki, oylarınızı kime vereceksiniz?”

“Kime verelim efendi?.. Çama fişi dakıyam, lambayı yakıyam,” demiş birisi..

Ne var ki, sonrasında ülke bir baştan bir başa yolsuzluk cennetine dönüşmüş, kurulan paravan şirketlerle bankalar batırılmış ve bankerler vasıtası ile  de vatandaşımız bir güzel soyuldu. Bu yüzden, yeni bir iktidara ihtiyaç duyulması üzerine  "3 Y formülü; yani   yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele,” iddiasıyla iş başına gelen iktidarın da son yıllardaki  propaganda malzemesiyse, hepimizin bildiği gibi, “Şu yollara bak be… Nasıl?.. Yollar güzel mi?” ile sürdürülmeye çalışılıyor…       

Yollar çok güzel. Denilecek hiç bir şey yok. 

“Kenya’nın kurucu devlet başkanı Jono Kenyata, Batı ülkelerinin Afrika’ya gelişini şu sözlerle dile getirmiştir. “Misyonerler Afrika’ya geldiklerinde bizim topraklarımız, onların İncil’leri vardı. Dua edelim dediler. Gözlerimizi kapattık. Gözlerimizi açtığımızda ise bizim incilimiz, onların toprakları vardı.”

Maalesef biz de gözlerimizi açtığımızda, fabrikalarımız, telekomünikasyon sistemimiz ve devletimizin öz kaynakları ile bir dolu üretim faktörümüzün, Amerikalıya, İsrailliye, Araplara, Yunanlıya, Almana, bilmem hangi yabancıya satıldığını gördük. Şimdi o yabancıların, yukarıda adı gecen varlıkları, bizim de yollarımız var şu türkü ile birlikte. “Köprüler yaptırdım gelip geçmeye/Çeşmeler yaptırdım suyun içmeye karam aman amman…”

ÇAMA FİŞİ DAKIYAM, YOLLARA BAKIYAM… Haydi yolumuz aydınlık ola.

Necmettin ÇAKIR

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
HAKKI 3 hafta önce

aydin geçi̇nenler i̇lk önce kendi̇ne yaptiklari geceden uyansinlar, yanlişlar vardir görmesi̇ni̇ bi̇lene, doğrular da çoktur söylemeye cesareti̇ olana...sözde aydinliktan özde aydinliğa ulaşmayi di̇leyene...

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner402

banner385

banner414

banner413

banner411

banner410

sanalbasin.com üyesidir