Baki Olan Ağaçtır

    Değerli okurlarım, hepinize sonbaharı selamlayan bir Gerze gününden merhabalar.

    İnşallah hepinizin sağlığı, sıhhati yerindedir.

    Sonbahar havaları insanların iç dünyasıyla hesaplaşma havasını içinde barındırır benim düşüncemde. Ben hep böyle düşünmüşümdür nedense. İnsanların vicdanları ile baş başa kalma fırsatı bulduğu, hafif kapalı başlayıp, öğlene doğru yağış getirip akşama güneşin kendini gösterdiği. Tıpkı bir mahkeme gibi. Önce yargı, sonra ceza ve ardından doğan güzel güneş gibi.

    Bazende çocukluğum gelir aklıma. Yaz bitmiştir ve yazdan arta kalan birkaç gün sokakta oynama fırsatı bulduğum. Böyle deyince ne geldi aklıma. Acaba herkesin bunun gibi bir geçmişi var mıdır merak ettim bakın şimdi.

     Çocukluğunuzdasınızdır ve mahallenizde hayta bir çocuk vardır. Mahalleyi birbirine katar. Yapmadığı haytalık, haylazlık kalmaz. Yemediği nanede kalmaz fakat öyle bir ebeveynide vardır ki kılını kımıldatmaz, çıtını çıkartmaz, oralı olmaz, görmezden gelir. Şımarık bir çocuk yetiştirmenin dibine vurur tabiri caizse. Bütün çocukların çocukluğunu kabusa çevirir! Anne babasına bir cesaret bulup şikayet edersiniz ama fırçayı yine siz yersiniz! İçinize kapanmak, birdahada o çocukla denk gelmemek için elinizden geleni yapmak zorunda hisseder köşe bucak saklanmak zorunda hissedersiniz kendinizi. O çocuk ise siz ve sizin gibi diğer çocuklar böyle yaptıkça dahada şımarır ve her yaptığı yaramazlığı abarttıkça abartır. Ta ki mahalleye bir abi gelene kadar. Öyle bir ağabeydir ki bu bütün sizin gibi çocukları bir araya getirip o haytayı dışarıda bırakır. Hayta çocuk tek kalmıştır artık ve kuyruğunu sıkıştırmak zorunda kalmıştır. Evden çıkmaz olur sonra ve siz doya doya çocukluğunuzu yaşamaya başlarsınız…

     Sonbahar işte…

     Dedim ya; insana öyle şeyler düşündürür ki neyi neden düşündüğünüzü bile bilmezsiniz…,

     Niye kurduysak şimdi bu hayali.

     Neyse, biz yazımıza geri dönelim.

     Şirin Gerzemizde ne zaman bir sonraki yazım hakkında tüyolar versem mutlaka araya bir şeyler giriyor ve düşüncelerimizin üzerine basa basa kendini yazdırıyor bana. Bir seferinde tüyo vermişken meclis gündemsiz toplanmıştı iyi hatırlıyorum. Hemde henüz Şirin Gerzemizde hiçbir geliştirme yapılmadan.

     Bu yazımızda da halkımızla yaptığımız anket çalışması doğrultusunda Şirin Gerzemizin yıllar önceki yapısına uygun olarak konumlandırılmış ve güzergahlandırılşmış dolmuş hatlarının artık insanlarımıza cevap veremediği ve insanlarımızın aslında neler istediğinden bahsedecektik fakat bu seferde araya Kaymakamlık makamına bağlı Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı hakkında iddaalar girdi.

    Bahsi geçen vakıf hepimizin bildiği üzere Maddi olarak durumu yetersiz olan ailelerimize destek olmak amacıyla kurulmuş bir devlet kapısıdır. Devletin vatandaşına el uzattığı bir vesiledir yani. Şirin Gerzemize gölge düşüren iddalarıda hepimiz hatırlıyoruz maalesef. Sinop milletvekili Sayın Barış Karadeniz beyinde dile getirmiş olduğu, Öğrenci vakfa kayıtlı ailelerin çocuklarının uzaktan eğitime katılabilmeleri amacıyla tablet alım yardımı ile ilgili iddalar.

    Sonrasında Afet bölgesi olan Kastamonu Bozkurt’a gönderilen yardım kolilerinin usulüne aykırı şekilde dağıtılması iddaları.

    En son yine Gerze halkının büyük bölümünün ne kadar acıdır ki “acaba vakıf, benden habersiz benim için işlem başlattı, yardım çıkardı da haberim olmadı mı?” diye E-Devletini kontrol etmek zorunda kaldığı Ramazan Yağız adlı vatandaşımızın iddaları.

    Olayın özeti şu şekildeydi. Hafızamızı tazelemek adına yazma ihtiyacı hissediyorum. Tazelemek diyorum çünkü bunca iddaya rağmen vakıf, tabir-i caizse görmezden geliniyor! Bütün bu iddalar ihbar kabul edilip en  azından müfettiş gönderilmesi gerekirken kimse oralı olmuyor! Hiçbir savcıda nedense bu konu hakkında adım atıp olayı aydınlatmak için bir şey yapmıyor. Hatta eğer bu iddaların gerçeklik payı varsa ve usulsüzlükler gerçekten söz konusuysa farkında olmadan (!) üzerinin kapatılması için zaman tanınmış oluyor!

   Neyse özet olarak Ramazan Yağız iddalarında;

   2004 yılında yaptığı başvuruya devlet aynı yıl 35.000 TL yardım çıkartmasına rağmen yine aynı vakıfta bahsettiğim 3 iddaadada vakıf müdüresi  “yardım çıkmadı” demesi üzerine 2021 yılında E-Devletinden yardım çıktığını görmesi üzerine tekrar müdüre hanıma gidiyor. Bu sefer yanında E-Devletten aldığı, 2004 yılında tarafına 35.000 TL tahsis edildiğini gösterir belgeleride alıyor! Tekrar sorgulama yapmasını rica ediyor ve yine yardım çıkmadığına dair cevap alınca elindeki evrakları uzatıyor ve akabinde müdüre hanımın yine Ramazan beyin tabiriyle eli ayağı tutuşuyor.

    Neyse olaylar sonrasında daha da vahim şekilde gelişiyor ki buraya kadar Ramazan beyin iddaları devede kulak kalıyor. Çünkü yetkili müdüre hanım Ramazan beyin eşinin adına olan başvuruyu kendilerinden habersiz tekrarlıyor ve Ramazan beyden yine Ramazan beyin iddaalarına göre usulsüz imza alıyor. İmzayı aldıktan sonra da 2004 yılında 35.000 TL olarak tahsis edilen paranın E-Devlet sisteminde iptale düşmesine sebep oluyor!

   Üzerinden bugüne kadar yaklaşık 5-6 ay geçiyor. Ramazan bey konuyu Şimdiki Geyve kaymakamı olan zamanın Gerze kaymakamına anlatmak istediğini fakat 3 sefer makamına gitmesine rağmen kendisiyle görüşmediğini, Vali yerinde olmadığı için konuyu Vali yardımcısına anlattığını, Gerze ilçe başkanına, meclis üyelerine, milletvekilinin danışmanına ve milletvekiline kadar ulaştırdığını fakat kimsenin olayı çözmek için bir adım atmadığından bahsediyor. Son olarak olayı ulusal basına taşıyan Ramazan bey yine bir adım atılmayınca geçtiğimiz hafta konuyla ilgili şikayet ve araştırma amaçlı müfettiş talep ettiğine dair dilekçesini Kaymakamlık makamı yazı işlerine kayıt altına aldırarak teslim ediyor. Bakalım dilekçeye yasal süre içinde ne dönüş yapılacak hep beraber merakla bekliyoruz.

    Şirin Gerzemizin üzerindeki bu kirli iddaların bir an önce aydınlatılarak temizlenmesini, bizde ilçemize yeni atanan kaymakamımız Sayın Tekin Dundar beyden rica ediyor, bu vesile ile de kendilerine gazetemiz ve tüm Gerzeliler adına hoş geldiniz demek istiyorum.

    Malumunuzdur ki köşe yazılarıma ve özel hayatıma hiçbir şekilde karıştırmadığım, karıştırmamak içinde elimden gelen özveriyi gösterdiğim bir siyasi kimliğe de sahibim. Bu siyasi kimliğimin gerekliliği üzerine kaymakamımız Tekin Dundar bey’e “Hoş geldiniz” ziyaretinde bulunduk. Bu ziyaret sırasında kendisinden önce gelen methini teyid etme fırsatımız oldu ve yüzünede söylemiş olduğumuz gibi gerçekten özlenen bir “ Devlet Ağzı”na sahip. Geldikten sonra eminim ki Gerze halkının büyük bölümü kendisini görme fırsatı buldu. Çünkü makam koltuğu soğur diye korkmadan halkın içinde, esnafın içinde, sürekli sohbet ve muhabbette. Herkesi dinliyor, her kesime dokunmak için elinden geleni yaptığını şimdiye kadar hepimize hissettirdi. İnşallah Gerzemizden uğurlarkende kendisi hakkında çok güzel kelimeler seçeriz diyorum.

    Evet…

    Nereden başladık, yine nerelere daldık yazımızda.

    İşte sonbahar böyle bir şey.

    Kendini vazgeçilmez sanan yaprakların, aslında baki olanın koca ağaç olduğunu kuruyup daldan düşerken anladığı mevsimdeyiz…

    Siz, siz olun bir gün hayat denen o ağaçtan kuruyup düşeceğinizi unutmadan ve o mahalleye, bir ağabeyin geleceği umudunu kaybetmeden yaşayın!

   Kalın Sağlıcakla…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Murat meme
Murat meme - 2 hafta Önce

Çok güzel yazmışsın başkanım İnşAllah ülkemize bir gün adalet gelecek bu arada Melih Gökçek'i fetodan sorguya cekmisler

Gerzeli
Gerzeli - 2 hafta Önce

Bence Gerze Gerze olalı böyle cesur bir mücadele görmemiştir. Aynı siyasi tarafta degiliz belki ama aynı vicdanları taşıyoruz. Siyasi hesaplar yaparak bu konular hakkında tek kelime etmeyenleri, edemeyenleri çok iyi farkında Gerze halkı. Dik durun. Eğilmeyin. Pes etmeyin. Çünkü içimizdeki insani kırıntıları buldunuz ve bize utandırarak hatırlattınız. Tesekkürler Yavuz bey.

Gerze
Gerze - 2 hafta Önce

Helal olsun sana emi. Gerze Gerze olalı ne böyle bir dil, ne boyle üslup, ne boyle mücadele nede boyle bir duruşa hasretti. O yüzden 3-5 godaman cekip cevirebikiyordu herseyi. İcazet almadan kimse hicbirseye soyunamiyordu. Helal olsun sana. Aslinda duvar denilen seyin kagit kadar ince oldugunu gosteriyorsun insanlara. Korkudan beslenenlerin aslinda asil korkaklar oldugunu gosterdin herkese. Garibanin sesi oldun. Helal olsun sana. Kapi onune cikmayi birak perde arkasindan bile bakamayacak duruma geldi yarasi olanlar. Hepimiz goruyoruz artik bunu. Helal olsun sana.

Süleyman altun
Süleyman altun - 2 hafta Önce

İnsanlar o kadar sustuki boyle kisiker turedi guzel memleketimde. İddalara bakarmisin. Boyle seyleri yillar yillar once deselerdi hangi kanalda seyrettinde geldin bize anlatiyorsun derdik. Ama gel gelelim durum bundan ibaret ve icler acisi. Devlet ne hale geldi ki gerzeden ne bekler olduk. Kisinin esi hakkindadao kadar idda vardi ama bak emekkide oldu devletten aldigi maasi yiyor simdide. Devletin kontrol mekanizmasini surgune gonderdi bunlar. Bunca iddaya bir sorusturma bile acilmiyorsa bunun baska tabiri yoktur.

Gerze
Gerze - 2 hafta Önce

Gerzeye müfettişlerin geldigi fakat geri gönderildiği bilgisi ortalıkta geziyor. Nasıl bir hesap bunu yapar? Aslı varsa nasıl bir müslümanlık buna göz yumar? İddalar ortada. Yollayın geriye donük araştırsın. Aslı varsa siz üstünü kapatsin diye müsade ediyorsunuz. Farkedin artık. Ben aslinın olduguna eminim