Nerde O Eski Bayramlar

Merhaba değerli okurlarımız. İnşallah görüşmeyeli hepinizin sağlığı, sıhhati yerindedir.

Öncelikle 23 Nisan Ulusal egemenlik ve Çocuk bayramımızı kutluyorum.

Başlığı görünce eminim ki çoğunuzun aklına “Nerde O Eski Ramazanlar” cümlesi gelmiştir. Yok, bu sefer ki öyle değil. Allaha şükür ebediyete kadar var olacak Türkiye Cumhuriyetimizin sınırlarında ve Ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde bütün ramazanları güzeeel güzel geçireceğiz. Benim yazıma konu olan şey gerçek anlamındaki Milli bayramlar olacak ve bu yazımızda hepimiz biraz geçmişe gideceğiz.

İlkokul sıralarından mı yoksa büyüklerimizin elimizden tutup düğün yeri gibi süslenmiş alanları idrak etmeye, algılamaya, anlamaya çalıştığımız ilk yaşlarımızdan mı başlasam bilemedim.

Biz yine kitabın ortasından dalalım meseleye en iyisi…

Kapı açılır, içeriye okul müdürü ve muavini girer.

Der ki “… Milli bayramımız için gösteri düzenlenecek, herkes konferans salonunda toplansın veyahut bahçede toplansın”

Çocukların hepsinin yüzünde aynı heyecan; “Acaba bana ne görev düşecek?”
He yalan söylemeye gerek yok. Ders kaynadı diye sevinenlerde olacak aralarında tabi ki…

Sınıfın camlarını, içini bayraklarla, Ulu önderimiz, kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resimleriyle süsleyecek bir grup seçilirdi her sınıftan...

Diğer öğrenciler belirtilen yerde toplanır, bölüm bölüm ayrılır ve herkese sorumlulukları anlatılırdı.

Kimisi bando ekibinde olurdu, kimi halk oyunlarında, kimi kule ekibinde…

Şiirciler seçilir, bu ülkeye yazılan en güzel cümleler kendilerine takdim edilirdi…

Öğrenciler bayrama kadar bütün hazırlıklarını yapar ve tören alanlarında yerlerini alırdı.

Protokolde devlet erkanı tam kadro olur, Şanlı askerlerimiz çakı gibi, şanlı polislerimiz ok gibi hazır bulunurdu.
Başkent Ankara her bayram olduğu gibi akın akın Ata’ma koşardı.
Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar…
Hepsi çiçeklerini saygıyla sunar, minnet ve şükran duygularını deftere yazarlardı.

Gidemeyenler hangi kanalı açsa, bu ulusun Milli bayram coşkusunu kanallarda görür, seyreder, evinde o coşkuya ortak olurdu.

Şimdi soruyorum; Ne oldu da biz bu hale geldik?

Saygı duruşuna hissizce gelenler, İstiklal marşını kafasına silah dayanmış gibi isteksizce mırıldananlar hatta Anıtkabir’e gidip bize bugünleri yaşatana teşekkürü bile esirgeyenler…

Yok, hayır siyaset yapmıyorum.

Yıllardır doğruları söylemek bu şekilde empoze ettirildiğinden öyle algılıyor olabilirsiniz. Ama ben doğruları, siyaseten değil doğru olduğu için tek mum kalsam da söylemeye devam edeceğim.

Geldiğimiz noktadan bahsetmiştik en son. Nasıl oldu diye sorgulamıştık!

Kimseyi yormadan biz girelim meseleye…

Bu toprakların her yanı işgal altındaydı!

Tek kurşun atılmadan teslim edilen ve teslim alanlara methiyeler düzenler vardı bu topraklarda! Birde Anasını, Babasını, Karısını, Kızını, Oğlunu …vs düşünmeden bu toprakları vatan yapmaktan başka gayesi olmayan Mustafa Kemaller!

Kanlar döküldü, canlar verildi, çok eziyetler çekildi! Ama sonunda yabancı bayrak taşıyan düşmanlar denize döküldü! Diğerlerine girmeyeceğim!


Bu toprakların sınırı çizildi, adı konuldu, bayrağı inmemek üzere göndere çekildi!

Camilerde ezanlar susmamak üzere okundu.

İnsanlar bir daha esaret görmeden sınırsızca özgürlüğe kavuştu…

Kimler sayesinde?

Bazıları üzerini kapatıp, gönüllerden, zihinlerden silmek, sıradanlaştırmak istesede, EBEDİ MAREŞAL BAŞKOMUTAN GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve SİLAH ARKADAŞLARI’nın sayesinde!

Şimdi tekrar soruyorum sizlere!


Nerde o eski bayramlar?
Nereye gitti?
Nasıl müsaade ettik?

Neden Okullardaki Andımız Kalktı?
Neden “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” demenin önüne set çekildi?
Neden yabancı uyruklular bile tabelalarına ülkesini yazmaktan geri kalmazken bizler T.C. ibaresini kaldırdık?
Neden milli duygularımızın önüne sunni her türlü paralellik getirildi?
Bunlara kimler müsaade etti?

Türklüğünü özgürce yaşayamayan fakat Müslümanlığını özgürce yaşayan bir toplum gösterebilir misiniz bana?

Büyük yerlerdekiler bilmez belki; Doğu Türkistanı düşünün!
Hergün camileri basılıyor. Kadınları, çocukları öldürülüyor!
Hergün Çin zulmünden kan ağlıyor!
Özgür yaşayabildiğimiz Türklüğümüz, yaşamın her alanında bizi rahat ettirirken, nedir bu geçmişimize körlük?

Nedir bu hareketin anlamı?

O makamı, koltuğu devletin diğer kademeleri gibi orada yatmakta olan adama borçlu değil miyiz?

Peygamberimizin mezarını yıkmakla tehdit eden Suudilere “Eğer bir tek taşına bile dokunursanız ordumu aşağı gönderirim” diyen adam sayesinde, göğsünü gere gere Müslümanım diyenlerin nedir bu ülkeye, milli değerlerine ve kurtarıcısına bu kadar bağlı olmamasının nedeni?

Her neyse…

Allahtan bu dünyada baki kalan kimse yok nasıl olsa!

Siz siz olun, çocuklarınıza geçmişinizi unutturmayın!

Siz siz olun, çocuklarınıza işgal zamanlarını öğretin!

Siz siz olun, çocuklarınıza vefa duygusunu aşılayın!

Siz siz olun, çocuklarınıza Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü okuyun, anlatın, öğretin!

Çünkü çocuklar toprağa ekilen fidan gibi; yeşerir, büyür ve gölgesinde soluklandığınız yüce çınarlar olurlar. Bu ülkede, köklerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten eser olmayan ağaçlar çürüyüp yok olmaya mahkumdurlar. Bunu da asla unutmayınız.

Ben şimdilik “Nerde o eski bayramlar” diyorum!

Gelecek nesillerin “NERDE O BAYRAMLAR” dememesi, tamamen sizlerin elinde değerli okurlarım!...


Kalın sağlıcakla!...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Necla topçu
Necla topçu - 6 ay Önce

Ağzına yüreğine sağlık inşAllah o günler yine gelecek tekrar türküm doğruyum andımız yine okunacak inşAllah medeniyetler geri gelecek

Ömer Kıray
Ömer Kıray - 6 ay Önce

Elini yüreğine salık baskan

Gurbetçi
Gurbetçi - 6 ay Önce

Daha neyi nasil yazabilirdiki acaba? İcindeyken kiymetini bilemez insanoglu hicbirsey8n. Nankordur cunku. Gurbete bir dusunde gorun. Biz gurbette insan gibi yasayabiliyoruz cok sukur ama vatan hasreti cekmeyen bir tanemiz yoktur. N8ye donemiyoruz cunku donsek gecinemeyiz bikiyoruz. Ulkenin anasi agladi. Siz vatandasiniz ama olan bitene goz yumuyorsunuz. Suriyeye sahip cikti ulkemiz ama bize kimse sahip cikmaz. O bas ustunde tasidiklarinizda ilk once birakip gider. Aklinizi basiniza alin.

Gerze
Gerze - 6 ay Önce

Okurken ağladım be arkadaşım. Sen nasıl bir insansın? Şimdi dönüp diğer yazılarınıda okuyacağım. Helal olsun sana. Demek doğruları söylemekten geri durmayanlarda kalmış ülkemde. Sayınız artsın inşAllah

Vatandaş
Vatandaş - 6 ay Önce

Utanarak soyluyorumki vatan millet deyince agzimdan bir 9n tane daha vatan millet lafi cikqrdi. İyi biyetlerimizin hepsini somure somure bu gjne kadar bizden oy aldilar. Verdim ve bundan utaniyorum. Ne bicim bir hale geldik dogru diyorsun. Ulkenin sectigimiz cumhurbaskani kurucusina kurtaricisina gitmiyor. Obur taraftan dun vidyo aeyrettim askerler protokoller istiklal marsi okunurken yerinden kalkmiyor. Ama bitti artik bu saltanat. Geri kalan millet beni affeder mi bilmem ama elim kirilsin tekrar oy verirsem.

genç
genç - 6 ay Önce

bize isim takıyorlar şu kuşağı bu kuşağı diye. o kuşağın aklı başında olduğu için korkuyorlar. korksunlarda. arkadaşlarım dediler böyle böyle biri var oku diye. vAllahi keyif alarak okuyorum. keyif kısmı şurdan geliyor. geri kalan herkesin şahsi menfaatlerini gözeterek sustuğu şeyleri adam döver gibi yazıyorsunuz. iyi de yapıyorsunuz.hele ki ramazan geldi. en tiksinilecek insanların reklam ayı. kimi vergi kaçırmak için hayır yapıyor süsü verir kendine, kimi müslümanlık adı altında şahsını pazarlamaya çalışır. bıktık böyle iki yüzlü insanlardan artık. lafı uzatmayacağım Allah sayınızı çoğaltsın inşAllah.